Muhterem Zeki Çelik Bey Kardeşime...
Nice yıllar geçti de her yandan hep yel gördük
Senede bir binlerce ardarda ecel gördük
Dünya ile bir felek çift başlı çakal olmuş
Şu sökük yakamızda yine yed[-]i el gördük
Cihan -da- şaşmış gözler bilmez ki yara kimde
İlacı ele süren âlemde çok kel gördük
Boş iken ağır gelir yüksüz bir külfet gönül
İp heybeyle su çeker kaba âsi bel gördük
Gül varsa derd[-]i rahmet sanki yıkar gam bizi
Arza han diken zira ter dolu temel gördük
Kimi kereme kanar aslı görmez pek beşer
Bak her katta kürreye bizden bir mesel gördük
Efsânemizle dolu her zerre eşya bizim
Atmazdık amma arda tek söze bedel gördük
Kul olduk yâra yandık közde şirince yağdık
Ateş[-]i dağlar şâhit Ferhat’tan evvel gördük
Sihr[-]i helâl bellemiş zülf[-]ü cân yakar kâfir
Şerh[-]i âfet[-]i Deccal ki yani güzel gördük
O güne dek düş -de- gör kıyâmet neymiş Sâki
Yardan daha ne tayfun ne de çılgın sel gördük
Sâki