Gurbetin içinde olanlara,
İçinde gurbet olanlara....
Bu söz isyan değil ah-u zârımdır
Ne olsa akımsın alımsın gurbet
Bir çiçek masalı cevrin arımdır
İğnen gülsem sanma balımsın gurbet
Çok ağladım elinden iz kalmadı derimden
Neler şektim şerrinden ömre çalımsın gurbet
Edeple kanaat dedemden miras
Düşerken tuttuğum dalımsın gurbet
Kahve diye çekip sundu zehir âs
Baktım kara çıkmış falımsın gurbet
Çırptım bin yol düş diye ey rozetli hafiye
Arz ettim sevgiliye en pis halımsın gurbet
İksirin ne senin esirin oldum
Gayrı bin senelik malımsın gurbet
Düşeli pençene ne idim n’oldum
Efkâr elem gibi nalımsın gurbet
Tayfun görmedim derdi görse hayret ederdi
Bana tekne yeterdi delik salımsın gurbet
Kefenim yok acım dermansız kaldım
Lâkin gözüme bağ şalımsın gurbet
Her cenazeme bir ben tekbir aldım
Cellat şeytan değil zalımsın gurbet
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder